Muğla Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği
Increase text size Decrease text size Print

Başarılarının devamını diler, bizlere bu gururu yaşattıkları için teşekkür ederiz.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Egitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji kliniğimizde çalışan değerli meslektaşlarımızın aldıkları ödül bizleri mutlu etmenin dışında çok da gururlandirmistir. Başarılarının devamını diler, bizlere bu gururu yaşattıkları için teşekkür ederiz.

 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Kardiyoloji Kliniği’ne
Uluslararası ÖdülMuğla Sıtkı Koçman

Üniversitesi kardiyoloji kliniğinden Dr. Özcan Başaran’ın yürüttüğü ve anabilimdalı
başkanı Doç. Dr. Murat Biteker’in koordinatörlüğünde gerçekleşen ve Türkiye’de bugüne
kadar kalp ritm bozuklukları konusunda yapılmış en büyük çalışma olan RAMSES
çalışması, 24. Uluslararası Tromboz Kongresinde en iyi sözlü bildiri ödülüne
layık görüldü. Bu ödül, 4–7 Mayıs 2016 tarihleri arasında, İstanbul Haliç
Kongre Merkezinde gerçekleştirilen kongrede, genç araştırmacı Dr. Özcan
Başaran’a verildi.Dr Özcan Başaran
aldıkları ödül konusunda açıklamalarda bulundu; RAMSES (ReAl-life Multicenter
Survey Evaluating Stroke prevention strategies) çalışması Türkiye’deki atriyal
fibrilasyon hastalarının kullanmakta oldukları tedavilerin belirlenmesini
amaçlayan bir çalışmaydı. Atriyal fibrilasyon adı verilen kalp ritm
bozukluğunda kalbin kulakçıklarının (atrium) düzensiz ve hızlı çalışması sonucu
hastanın çarpıntı hissi halsizlik ve yorgunluk şikayetleri gelişmektedir. Bu
rtim bozukluğu bazı hastalarda şikayetsiz seyrederken bazılarında çok ciddi
çarpıntı hissi ve hastanın günlük yaşam kalitesini bozacak şikayetlere yol
açabilmektedir. Hastalığın bir diğer önemli özelliği yaşlı hastalarda daha sık
görülmesi ve hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp kapak hastalığı, kalp
yetmezliği gibi diğer hastalıklara eşlik edebilmesidir. Bu ritm bozukluğunun en
korkutucu özelliği ise inme yani felce yol açabilmesidir. Atriyal fibrilasyon
hastalarında inme geçirme ihtimali sağlıklı bireylere göre 5 kat artmıştır.
İnme oranını azaltan kan sulandırıcı ilaçların belli bir risk düzeyine sahip
kişilerde mutlaka kullanılması gereklidir. Ayrıca ritm düzenleyeci ilaçların da
hastalarda şikayetleri azalttığı bilinmektedir. RAMSES çalışması 29 ilden 57
hastaneden 83 doktorun katılımıyla 6273 hastanın verileri toplanarak
gerçekleştirilmiş bu konudaki en büyük çalışmadır. Bu çalışmadan elde edilen
verilere göre hastaların çoğuna ritm düzenleyici ilaç verilmekte ve şikayetlerde
kısmi de olsa gerileme sağlanmaktadır. Ancak inme önlenmesinde kullanılan kan
sulandırıcı ilaç oranı daha önceki yıllara göre artış göstermekle birlikte hala
istenen düzeyde değildir. Ayrıca ilaçların bazı düşük riskli hastalarda da
gereksiz kullanıliyor olabileceğine dair veriler elde edilmiştir. Bu bağlamda
RAMSES çalışması verileri Türkiyedeki inme ve atriyal fibrilasyonun tedavisine
yol gösterme bakımından son derece önemlidir.