Muğla Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği
Increase text size Decrease text size Print

23-29 Mayıs Tiroid Haftası


 

Tiroid Bezi Hastalıkları ;

Tiroid bezi boynun ön alt tarafında yer alan kelebek şeklinde bir salgı bezidir. Dokularımızın ve organlarımızın çalışmasında önemli fonksiyonu olan tiroid hormonları tiroid bezinden salgılanmaktadır. Tiroid hastalıkları tiroidin az ya da çok hormon salgılaması (hipotiroidi ve hipertiroidi), büyümesi (guatr), içinde nodül adı verilen yumruların oluşması olarak özetlenebilir. Nodüller iyi huylu (selim) karakterde olabilir veya yüzde 5’e yakın oranda kanserli hücreler içerebilir. Nodüllerin çoğu hormon salgılamaz, ama bazı nodüller aşırı hormon salgılayarak hipertiroidi gelişmesine neden olur.

Tiroid Tembelliği (Hipotiroidi): Tiroid bezinin vücudumuzun ihtiyacını karşılayacak kadar tiroid hormonu üretememesidir. Hipotiroid kişilerde halsizlik, çabuk yorulma, dikkat dağınıklığı, soğuğa dayanıksızlık, ciltte kalınlaşma, kuruluk, saç ve kaşlarda dökülme, tırnaklarda kolay kırılma, seste kalınlaşma, kalp hızının yavaşlaması, tansiyon yükselmesi, kabızlık, yüz ve göz kapaklarında şişlik, adet düzensizlikleri görülebilir. Yaşlılarda daha sık olmak üzere kalp yetersizliği gelişebilir. Kadınlarda kısırlık veya düşükler olabilir. Ağır hipotiroidi en çok çocukluk çağında zarar verir, çünkü bu çocuklar tedavi edilmezse büyüme ve gelişmeleri geri kalır, zeka geriliği olur. Hipotiroidi bağışıklık sisteminin tiroid bezine karşı saldırıya geçmesi (Hashimoto Hastalığı), ameliyatla tiroid bezinin çıkarılması, radyoaktif iyot tedavisi sonrası, bazı ilaçlar ve genetik hastalıklar nedeni ile olabilir. Tedavide dışarıdan tiroid hormonu takviyesi yapılır. Tiroid tembelliği olan kadınlar doktoruna danışmadan gebe kalmamalıdır. Gebe olduğunu öğrenen kişi ilacını kesinlikle bırakmamalı, gebelikte tiroid hormon ilaç gereksinimi artabileceği için mutlaka doktoruna başvurmalıdır. 

Tiroid Bezinin Fazla Çalışması (Hipertiroidi): Çeşitli nedenlerle kanda tiroid hormonunun artmasına tirotoksikoz, tiroid bezinin normalden çok çalışarak fazla miktarda tiroid hormonu üretmesine ise hipertiroidi denir. En sık görülen belirtilerden biri kilo kaybıdır. Hastaların iştahı normal ya da artmış olmasına rağmen kilo kaybı mevcuttur. Hipertiroidi bazal metabolizma hızını, enerji tüketimini arttırmaktadır. Çarpıntı, tansiyon yüksekliği, kalpte ritm problemleri görülebilir. Uzun süre tedavisiz kalan hastalarda kalp kaslarında zayıflama, kalp yetmezliği, hatta göğüs kaslarında zayıflama ile beraber solunum yetmezliği ortaya çıkabilir. Sinirlilik, sıcağa tahammülsüzlük, aşırı terleme, saç dökülmesi, ciltte incelme, nemli cilt, ellerde titreme görülebilir. Tırnaklar kolay kırılabilir, barsak hareketlerinde hızlanma, bazen ishal ortaya çıkabilir. Hipertiroidinin bazı tiplerinde gözlerde ileriye çıkıklaşma, göz kapaklarında şişlik, gözde tam kapanmama, çift görme görülebilir. Sigara içen hastalarda göz bulguları ortaya çıkma riski daha fazladır, ayrıca sigara hastalığın kontrol altına alınmasını güçleştirir. Osteoporoz (kemik erimesi), adet düzensizliği, cinsel fonksiyon bozukluğu ve erkeklerde meme büyümesi diğer belirtilerdir. Hipertiroidi mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır, uygulanacak tedavi hastalığın nedenine göre değişmektedir. Hipertiroidi hastalarının iyotsuz tuz kullanmaları, ayrıca hekimleri tarafından verilen iyot yasağına uymaları gerekmektedir. Ancak ailenin diğer fertlerinin iyot ihtiyacı olduğu için hastaların yemeğinin ayrılarak tuzun sonradan eklenmesi uygun olacaktır. Hipertiroidi tedavisinde 3 yöntem vardır: İlaç tedavisi, radyoaktif iyod tedavisi ve ameliyat. Tedavi hipertiroidinin nedenine göre değişmektedir. Tedavisiz kalan hastalarda görme kaybı, kalp yetmezliği, solunum yetmezliği, tiroid fırtınası gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkabilir. 

Guatr: Tiroid bezinin her ne sebeple olursa olsun büyümesine guatr diyoruz. Guatrın ve nodüllerin en iyi bilinen nedeni iyot eksikliği. Özellikle gelişme çağında yeterli iyot alınmazsa; bez, kendisini büyüterek yeterli hormon salgılamaya çalışır, bu arada nodüller gelişebilir. İyot insan hayatı için önemli bir elementtir. Tiroid hormonlarının %60’ ı iyottan oluşmaktadır. İyot eksikliğinin guatr oluşumu dışında da çok önemli sonuçları vardır. Bunlar arasında düşük, ölü doğum, doğumsal anomaliler, artmış çocuk ölüm hızı ve nörolojik geri dönüşümsüz bir hastalık olan ‘kretenizma’ gibi önemli rahatsızlıklar yer alır. Ayrıca, zihinsel ve fiziksel gelişme geriliği nedenidir. Yeterli ama fazla da olmayan dozlarda iyot alınması önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü tarafından tavsiye edilen günlük iyot ihtiyaçları yaş gruplarına göre değişiyor. Özellikle gebelik ve emzirme döneminde değişik nedenlerle ihtiyaç artıyor. Ülkemizde iyot eksikliğini ve guatrı önlemek için tuzlar iyotlanmaktadır. Tuzlar artık daha kararlı olan moleküllerle iyotlanıyor. Böylece kullanımdaki kayıp azaltılıyor, ama yine de evlere çok büyük paketler alınmamalı. Alınan tuzun iyotlu olduğundan emin olunmalı, ‘gurmet’ tuzları, rafine olmayan, içeriği bilinmeyen, kaya tuzu, Himalaya tuzu olduğu söylenen tuzlar kullanılmamalı. Tuz, kuru ve karanlık ortamda saklanmalı, paket veya kavanozların ağzı açık bırakılmamalı. Yemeği pişirirken başında değil de, sonuna doğru, yemek pişmeden hemen önce tuz eklenmeli. Böylece daha az tuzla ihtiyaç duyulan iyot alınabilir. 

Basit Guatr: Salgıladığı tiroid hormonları normal, içerisinde nodül olmayan tiroid bezi büyümesine basit guatr denir. Guatr kadınlarda erkeklerden 4-5 kat daha fazla görülür. Genetik, doğum sayısı ve sigara içimi guatr gelişimini arttırmaktadır. 

Nodüler Guatr: Nodül tiroid bezi içerisinde normalde olmaması gereken kitle veya yumru olarak adlandırılabilir. Tiroid bezi içerisinde nodül varlığında hastalık nodüler guatr olarak isimlendirilir. Tiroid nodüllerinin boyutları birkaç milimetreden birkaç santimetreye kadar değişkenlik gösterebilir. Hastaların çoğunda sıklıkla bir şikayet yoktur. Çoğu nodül diğer nedenlerle doktora başvuru sırasında saptanır. Tiroid bezi içerisindeki nodül çoğunlukla dışarıdan gözle fark edilmez. Az sayıda hasta boyunda kendisinin veya çevresindeki kişilerin fark ettiği şişlik nedeni ile başvurur. Nadir olarak hastalar, nodülden olan aşırı hormon salgılanmasına ait şikayetler nedeni ile doktora başvurabilir. Çok az olgu bası şikayetleri nedeni ile hekime başvurabilir. Modern tıbbi yaklaşımda, ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılmadan, tiroid hormon değerlerine, ultrason veya sintigrafi gibi yöntemlere bakılarak bir nodülün iyi huylu olduğuna ait değerlendirme yapmak uygun değildir. Tiroid bezi nodüllerinin ortalama %5’ inin kanser olduğu bilindiği için nodül boyutu 10 mm ve üzerindeki tüm hastalara biyopsi yapılmalıdır. Şüphe duyulan hastalarda daha küçük nodüllere de biyopsi yapılabilir. Tiroid bezi içerisindeki nodülde hızlı boyut artışı, beraberinde boyun bölgesindeki lenf düğümlerinde şişme, çok sert ve çevre dokulara yapışık nodül, seste kısılma veya kalınlaşma var ise tiroid kanseri açısından şüphelenmek gerekir. Radyasyona maruz kalan, boyun bölgesine radyoterapi uygulanan, ailesinde tiroid kanseri olan ve 20 yaş altı veya 70 yaş üstü olan hastalarda tiroid nodüllerin kanser olma riski artmıştır. Erkeklerde, tiroid nodüllerinin kanser riski kadınlara göre daha fazladır. Biyopsi ile iyi huylu olduğu doğrulan bir nodülde 6-12 ay aralıkla tiroid ultrasonu ile yapılan takip yeterlidir. Tiroid nodülünde büyüme saptanır ise tekrar biyopsi gerekebilir. Biyopsi sonucu iyi huylu olsa bile eğer nodülde büyüme devam ediyor ve/veya kanser şüphesi yüksek ise cerrahi yapılabilir. Çok sayıda nodülleri olan, biyopsi almanın tümü ile mümkün olmadığı veya göğüs kafesi içerisine uzanım gösteren (retrosternal) nodüler guatr hastalarında da cerrahi girişim yapılabilir.

Sizde de benzer şikayetler var ise tiroid hastalığınız olabilir, en yakın iç hastalıkları ya da endokrinoloji ve metabolizma hastalıkları uzmanına başvurunuz. Tiroid hastalığınız var ise lütfen düzenli olarak takiplerinize gidiniz. 

Doç.Dr.Gülhan Akbaba 
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları AD 
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü